Okula Kahvaltı
Lokal fırın + yerel çiftçi + devlet sözleşmesi. Her sabah her çocuğa eşit kahvaltı.
sorun
Türkiye’de çocuk öğünü çoğunlukla ailenin sırtındadır. Kantinler bir markete dönmüştür: çocuk satın alır, aile öder, kalan herkes umursamaz. Bu kantin mantığı, çocuğun beslenmesini değil çocuğun aile bütçesini şekillendirir.
Sabahları çocuk için bir savaş alanına dönüşür.
öneri
Lokal fırınlardan okullara her sabah destek programı. Ekmek, simit, börek — yerel bölgenin elinden. Ayran ise yerel firmalarla, aynı çerçeveden. Catering firmaları devletle sözleşmeli olarak girer; sözleşmenin tek bir şartı vardır: çocuğa öğün ücretsiz, eşit, lokal.
Bu öğün bir lütuf değildir. Devletin temel sorumluluğudur.
çarpan etki
Kantinin maddi yükü okuldan düşünce, okulun bütçesi serbest kalır. Bu serbest kalan kaynak öğretmen maaşına, çevre ve eğitim iyileştirmesine, akademik kadronun gelişimine yönlendirilir.
Kantin “savaş alanı mentalitesinden” çıkar — küçük bir özgür markete dönüşür. Çocuk seçer; baskı yoktur, alay yoktur, eksiklik yoktur. Herkesin sabahı aynı şekilde başlar.
Yerel fırına sürekli alıcı çıkar. Yerel firma ürettiğini bilir. Çiftçi bilir. Halka birbirine sırtını döndürmek yerine, bir zincir kurar.
pilot
Beş ilde, yüz okulda, bir öğretim yılı boyunca. Raporlama denetmen rolü ile — para üzerinden değil, çocuğun hisleri ve ailenin hafifliği üzerinden ölçülür.
Sonuç başarılı olursa ulusal ölçeğe çıkarılır. Olmazsa neyin yanlış gittiği açık yazılır, halkla paylaşılır, yeniden denenir.
Bu sistemin reddedilemez ilk ilkesi: sabah, çocuğun hakkıdır.